Bir elimde telefon , diğer elimde bilgisayar, yağmur gibi gelen sorulara cevap vermeye çalışıyorum. Ben olmazsam şantiyede hiçbir şey yetişmez.

Tüm şantiyede ne olursa haberim olur. Kimse bana sormadan bir şey yapamaz. Şantiyede kuş uçsa haberim olur.
Hal böyle olunca işlerin yetişmesi için canımız çıkar, ailemize vakit ayıramayız, çocuklarımızın büyüdüğünü bile göremeyiz, şantiyeden eve gece yarısı gelip sabahın köründe evden çıkarız.

Bir bakmışız hayat bu koşuşturma içinde geçmiş gitmiş.
Projelerimizi, şantiyelerimizi artık bu şekilde yönetmek zorunda değiliz. Hayatımızı koşturmaca içinde geçirerek şantiyeyi yönettiğimizi düşünürken şantiyenin bizi yönetmesine müsade etmemeliyiz.
Şantiye yönetme biçimimizi değiştirmezsek biz bu amansız koşuşturmayı yaşarız çünkü;

Kağıt üzerinde harika görünen agrasif iş programlarımız gerçeğe uymaz.
İş programlarımızıda herşey tıkır tıkır işleyecek gibi en iyi senaryoya göre yaparız.
Fakat İşler sahada herzaman planlandığı gibi gitmez.
Şantiyelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız zorluklarla karşılaşırız.
Bunu çözmenin yoluda:
Planlamaları işleri yapacak ekiplerin verdiği sözlere göre yapmaktan geçer.
Planları günlük olarak takip edip sorunlar büyümeden işlerin önündeki engelleri kaldırmaktan geçer.
Şantiye organizasyonumuz yeni karşılaşan durumlara adapte olup doğru ve hızlı çözümler üretebilmesinden geçer.
Şantiyemiz İnsanan odaklı, birbirine güven ve iş birliğine önem veren, değişimi merkezine alan, anlamsız prosedürler yerine, değer üretmenin peşinde olan çevik bir organizasyon yapısına sahip olmasından geçer.

Birlikte çalıştığımız tecrübeli ekiplere güvenmek ve otonom takımlar yaratmaktan geçer.
Tecrübeli ekiplerimizin otonom olmasından , sahada insiyatifler almasından geçer.
Durum böyle olunca bizim görevimizde sadece işlerin önündeki engellere çözüm bulup ekiplerin önünü açmak olur.
Hayatımız ise kaos ve koşuşturma yerine huzur içinde çalışılan herkesin çalışmak istediği türden insana saygılı güzel dostlukların kurulduğu Projelerde geçer.
Tercih sizin….