
Proje yönetimi, endüstriyel devrimden bu yana iş dünyasının temel taşlarından biri olmuştur. İlk başlarda büyük mühendislik projelerinin yönetimi için geliştirilen bu disiplin, 20. yüzyılın ortalarından itibaren daha yapılandırılmış hale gelmiş ve özellikle savunma sanayii, inşaat ve büyük ölçekli üretim projelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Ancak dünya ekonomisindeki değişim, küreselleşme, dijital devrim ve belirsizliklerin artması, geleneksel proje yönetim yöntemlerinin sorgulanmasına ve evrilmesine neden olmuştur.
Proje yönetiminin ilk dönemlerinde, geleneksel yöntemler olarak bilinen yaklaşım, büyük ölçüde planlama ve kontrol odaklıydı. Bu yöntemler, kapsamlı bir planlama süreciyle başlar ve belirlenen plana sıkı sıkıya bağlı kalmayı hedeflerdi. Proje yöneticileri, işin zamanında, bütçe dahilinde ve tanımlanan kalite standartlarına uygun olarak tamamlanmasını sağlamakla yükümlüydü. Bu yaklaşım, belirsizliğin az olduğu, değişikliklerin nadiren meydana geldiği ve çevrenin nispeten sabit olduğu durumlar için uygundu.
Ancak, küresel ekonominin hızla değişmesi, belirsizliklerin artması ve teknolojinin hızlı ilerleyişi, projelerdeki belirsizliklerin artmasına neden oldu. Bu noktada, VUCA (Volatility, Uncertainty, Complexity, Ambiguity) olarak bilinen kavram, iş dünyasının yeni gerçekliği haline gelmiştir.
Çevik yöntemler, değişime hızlı yanıt verme, müşteri işbirliğini artırma ve sürekli iyileştirme gibi prensiplerle geleneksel yöntemlerden farklılaşır.
Çevik proje yönetimi, özellikle yazılım geliştirme projelerinde yaygın olarak kullanılmakta olup, diğer endüstrilere de hızla yayılmaktadır. Çevik yaklaşımlar, küçük ve çapraz fonksiyonel ekipler ile çalışmayı, kısa iterasyonlar (sprintler) halinde iş yapmayı ve her iterasyonda işleyen bir ürün parçası sunmayı öngörür. Bu, müşteri geri bildirimlerini hızlı bir şekilde entegre etmeye ve projeyi sürekli olarak optimize etmeye olanak tanır.
Scrum ve Kanban, çevik proje yönetiminde en yaygın kullanılan yöntemlerdendir. Scrum, belirli bir zaman çerçevesi içinde (sprint) belirli bir iş miktarını tamamlama odaklı bir yaklaşımdır. Kanban ise iş akışını optimize ederek sürekli teslimat sağlama üzerine kuruludur.
Çevik yöntemler, belirsizlikle başa çıkmada son derece etkili olup esneklik ve adaptasyonu ön plana çıkarır.
Sonuç olarak, proje yönetimi, VUCA dünyasında başarılı olabilmek için evrilmektedir. Inşaat sektörüde bu değişime hızlıca adapte olacak olamayan rekabette çok zorlanacaktır.