
Bir zamanlar büyük bir inşaat projesi tüm hızıyla devam ediyordu. Bu projenin başında, yılların deneyimiyle bilgeleşmiş bir Şantiye Şefi vardı. Hem Mevlana’nın yüzyıllardır süregelen öğretilerini hem de modern dünyanın gerekliliklerinden olan çevik ve yalın çalışma prensiplerini benimsemişti.
Onun yanında çalışan genç bir mühendis ise merak doluydu. Bir gün, Şantiye Şefi’ne bu kadar başarılı bir lider olmasının sırrını sordu.
Şantiye Şefi, derin bir nefes alıp gülümseyerek cevap verdi:
“Bir şantiye, tıpkı bir akarsu gibi olmalıdır. Akışta kalmak, çeviklik demektir; yardım etmekte cömert olmalısın. Ekip içi yardımlaşma ve bilgi paylaşımı projeyi hızlandırır. Her zorlukta da şefkat göstermelisin. Mevlana der ki, ‘şefkatte güneş gibi ol.’ Aynı şekilde, çevik projelerde ekibin moralini yüksek tutmak, insanların birbirine destek olmasıyla mümkündür.”
Genç mühendis dikkatle dinlerken, Şef devam etti: “İnsanlar hata yapar, ama o hataları gece gibi örtmelisin. Çeviklikte, hatalardan ders almak ve hızla çözüme ulaşmak önemlidir. Yalın prensipler ise israfı ortadan kaldırır; bu yüzden hataları büyütmeden, onları bir öğrenme fırsatı olarak görmelisin.”
Sonra gözlerini genç mühendise dikti ve şunları söyledi: “İşin zorlaştığında, sakin kalmak en büyük erdemdir. Mevlana der ki, ‘öfkeni kontrol et, ölü gibi ol.’ Çeviklikte de, değişen şartlara hızlıca adapte olmalısın, ancak asla öfkene yenik düşmemelisin.”
Genç mühendis, ekipteki farklı görüşleri düşündü ve Şantiye Şefi gülümseyerek ekledi: “Her fikir değerlidir. Hoşgörüde deniz gibi olmalısın. Çeviklikte, kapsayıcılık önemliyken, yalınlık gereksiz detayları ortadan kaldırarak tüm ekibin katılımını sağlamaktır.”
Son olarak Şantiye Şefi dürüstlükten bahsetti: “Ne olursa olsun, olduğun gibi görünmelisin. Çevik projelerde şeffaflık ve açık iletişim temel unsurlardır. Mevlana’nın dediği gibi, ‘ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.’ Eğer insanlar senin içtenliğine güvenirse, ekip daha güçlü olur ve projede hiçbir sorun çözümsüz kalmaz.”
Bu öğütler genç mühendis için sadece bir ders değil, aynı zamanda bir rehber oldu. Mevlana’nın bilgelik dolu öğretileri modern dünyada çevik ve yalın prensiplerle birleştiğinde, yalnızca başarılı projeler değil, aynı zamanda insani değerler üzerine kurulu güçlü liderlik anlayışları inşa ediliyordu.
Ve böylece o inşaat alanı, sadece binaların yükseldiği bir yer değil, anlamlı bir ekip çalışmasının şekillendiği bir yuva haline geldi.