
Bu işte merak varsa, hata azalır.
Şefkat varsa, ekip birbirine sahip çıkar.
Cesaret varsa, kötü malzeme kullanılmaz.
İletişim varsa, herkes aynı çizgiye bakar.
Yaratıcılık varsa, duvarın arkasında gökyüzü görünür.
Nasıl mı?
Gelin bunu bize Hasan Usta anlatsın.
Ben Hasan Usta.
30 senedir şantiyelerdeyim.
Demir bağladım, kalıp çaktım, beton döktüm, beton pompası peşinde koştum, boru döşedim ve daha neler neler….
Nice müteahhit gördüm, nice mühendis ile çalıştım.
Çoğu yukarıdan bakar, şantiyenin tozunu bilmez.
Ama bu sefer işler başkaydı.
Elif geldi. Proje Müdürü.
O sadece plan okumuyordu,
insanı okuyordu.
İlk sabah geldi, çizmeleri çamura battı.
Yine de döküm alanına kadar yürüdü.
Yanıma geldi, “Usta, neden bu perde kalıbı gecikti?” diye sordu.
Ne bağırdı, ne kızdı.
Dinledi.
Dedim ki:” Kalıpçının dün çocuğu oldu bugün gelemedi.”
Elif Şefim hemen muhasebeyi aradı. Tam altın alın dedi, akşam elimizde çiçek bebek tebriğine gittik.
İlk defa bir müdürün gözünde sadece iş değil insan vardı.
Başka bir sabah, kolum tutulmuş halde geldim işe.
Sıva tutamıyorum.
Ne yapayım, evde bekleyemem.
Ama Elif beni gördü, çağırdı Bugün sahaya çıkma Ustam revire git,” dedi.
Benim hâlimi gördü.
İlk defa biri,
“Sen iyiysen, iş de iyi olur,” dedi.
Şefkat dediğin şey, sıcak bir battaniye gibi gelir insana.
Üşüyen yerlerini ısıtır.
İnşa edilen sadece bina değil,
güvendir.
Bir gün betonda sorun çıktı.
Tedarikçi “İdare edin,” dedi.
Bize de üstten baskı geldi.
Ama Elif Şefim karşı çıktı. Bu beton dökülmez, dedi.
Üç hafta gecikti iş.
Ama biz o gün Elif Şefimin arkasında durduk.
Çünkü onun cesareti, bize de geçti.
Yıllardır sustuğumuz şeyleri konuşur olduk.
Önceden toplantılar yukarı katta olurdu.
Biz sadece ne zaman beton dökeceğimizi, ne zaman işin bitmesi istendiğini bilirdik.
Şimdi?
Şantiye girişine büyük bir pano asıldı.
Hangi blok ne aşamada, hangi gün ne yapılacak
gözümüzün önünde.
Haftada bir çember oluyor.
Elif Şefim hep soruyor: Bu hafta neler zorladı sizi?
Nasıl düzelir?
Sizce iş güvenliğinde neyi değiştirebiliriz? Ne yaparsak daha güvenli ortamda çalışırsınız.
İlk defa biri konuşmamızı değil, anlatmamızı istedi.
Arka tarafta çukur bir alan vardı.
Biz orayı otopark yaparız sandık.
Ama Elif şefim dedi ki: burayı bahçes yapalım.
Başta tuhaf geldi.
Ama sonra…
Yeşillik içinde bir alan çıktı ortaya.
Yemek molasında oraya otur rahatlardı.
Bugün buraya yeni gelen ustalara hep anlatırım:
Bir şantiyede yükselen sadece beton değildir, eğer doğru yönetilirse, insan da yükselir.