Kimse Değişime Direnmez

Bir iş yerinde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettiğin oldu mu?

Herkes hisseder ama kimse tam olarak dile getirmez.

Söylendiğinde ortam gerilir, sessizlik olur, konu değiştirilir.

Zamanla insan şunu öğrenir:

Sessiz kalmak daha güvenlidir.

Bu yazı tam da bu sessizlikle ilgili.

Ve bu sessizliği bozan bir insanın hikâyesiyle.

Adı Taiichi Ohno.

“Bir şeyler yanlış” demek neden zor?

Ohno, Toyota’da çalışırken çok büyük laflar etmedi.

Kimseyi suçlamadı.

Kimseye akıl vermedi.

Sadece şunu söyledi:

“Burada sorunlar var.”

Bu cümle basit gibi görünür.

Ama duyana şunu hissettirir:

“Eğer sorun varsa, ben bugüne kadar neyin içindeydim?”

İşte tam bu noktada rahatsızlık başlar.

İnsanlar Ohno’ya mı karşı çıktı?

Hayır.

İnsanlar Ohno’ya değil,

bilmedikleri bir hayata geçme ihtimaline karşı çıktı.

Çünkü değişim şunu sorar:

Alıştığım düzen giderse ben nerede duracağım? Bildiğim yollar kapanırsa ne yapacağım? Bugüne kadar doğru sandıklarım yanlış çıkarsa ben kim olacağım?

Bu sorular yüksek sesle sorulmaz.

Ama içten içe hissedilir.

Ve direnç dediğimiz şey, tam olarak buradan doğar.

Bir hattın durduğu an

Bir gün üretim hattı durdu.

Eskiden böyle anlar hızlıca geçiştirilirdi.

Çünkü durmak sorun demekti.

Sorun ise konuşulmazdı.

Ohno durdu.

Gerçekten durdu.

Ve sordu:

“Burada ne oluyor?”

Kimse cevap vermek istemedi.

Çünkü cevap vermek, görünür olmak demekti.

Görünür olmak ise riskliydi.

O an Ohno “zor biri” oldu.

“İşleri karıştıran adam” oldu.

Aslında yaptığı tek şey şuydu:

Görmezden gelmemek.

Direnç dediğimiz şey aslında ne?

Direnç çoğu zaman yanlış anlaşılır.

İnat sanılır.

Tembellik sanılır.

Kötü niyet sanılır.

Oysa çoğu zaman direnç şudur:

“Bildiğim dünyadan çıkarsam, yeni dünyada tutunabilir miyim?”

İnsanlar değişime değil, bilmedikleri bir hayata karşı temkinlidir.

Çünkü bilinmeyen yer güvensizdir.

Ohno insanlarla kavga etmedi

Ohno’nun farkı burada ortaya çıktı.

Kimseyle tartışmadı Kimseyi ikna etmeye çalışmadı Kimseye “yanlışsın” demedi

Onun yaptığı şey çok basitti:

“Gelin, birlikte bakalım.”

Sahaya çıktı.

Gösterdi.

Denedi.

Yani konuşmadı, yaşattı.

Bu yüzden bazıları rahatladı.

Ama bazıları daha da huzursuz oldu.

Çünkü gerçekle karşılaşmak cesaret ister.

Neden yalnız kaldı?

Çünkü herkes hız ister.

Ama kimse önce yavaşlamayı sevmez.

Herkes sonuç ister.

Ama kimse sürece bakmak istemez.

Ohno hızdan önce akışı,

sonuçtan önce gerçeği seçti.

Bu yüzden sevilmedi.

Ama zamanla haklı çıktı.

Bu hikâye bugün neden bu kadar tanıdık?

Çünkü bugün de iş yerlerinde benzer şeyler yaşanıyor:

“Geri bildirim önemli” deniyor ama kimse duymak istemiyor “İyileştirelim” deniyor ama düzen bozulmasın isteniyor “Değişmeliyiz” deniyor ama kimse nereye gideceğini bilmiyor

Ve yine insanlar tedirgin oluyor.

Çünkü mesele değişim değil.

Mesele bilmediğimiz bir hayata adım atmak.

Son bir düşünce

Taiichi Ohno bir kahraman değildi.

O sadece şunu yaptı:

“Gördüğüm şeyi görmezden gelmedim.”

Belki mesele değişim değildir.

Belki mesele, bilmediğimiz bir hayata bakma cesaretidir.

Ve belki bugün iş yerinde sustuğumuz küçük bir sorun,

yarın çok daha büyük bir sessizliğe dönüşüyordur.

Bazen tek gereken şey, birinin durup şunu sormasıdır:

“Burada gerçekten ne oluyor?”

Yorum bırakın