Çeviklikle inşaatta Yenilikçi Çözümler

Çevik Proje Yönetimi

İnşaat sektörü, birçok önemli sorunla yüz yüze gelmektedir. Global ölçekte maliyet ve iş programlarındaki sapmalar, yanlış metodolojiler kullanılarak yapılan planlama, yaşlanan iş gücü ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi sorunlar, inşaat projelerini etkileyen temel konulardır. Bu zorlukların üstesinden gelmek ve sektörü daha verimli ve güvenilir hale getirmek için çeviklik, önemli bir çözüm sunar.

İnşaat Sektörünün Karşılaştığı Temel Sorunlar

1. Maliyet ve İş Programlarındaki Sapmalar: İnşaat projeleri sıklıkla bütçe ve iş programlarının öngörülen sürelerinden sapması ile karşı karşıya kalır. Bu sıkıntılar, maliyetlerin artmasına ve projelerin zamanında tamamlanamamasına yol açar.

2. Yanlış Planlama ve Metodolojiler: Geleneksel planlama ve inşaat metodolojileri, projelerin karmaşıklığına uygun olmayabilir. Bu, verimliliğin düşmesine ve projelerin sorunsuz bir şekilde ilerlemesini engelleyebilir.

3. Yaşlanan İş Gücü ve Kalifiye İş Gücü Eksikliği: İnşaat endüstrisi, işgücü eksikliği sorunuyla karşı karşıyadır. Ayrıca, sektördeki tecrübeli çalışanların yaşlanması, ve emekli olmaları işgücü verimliliğini etkilemektedir.

Çevikliğin İnşaat Endüstrisine Faydaları

1. Hızlı Uyarlanabilirlik: Çevik bir yaklaşım, projelerin hızla değişen koşullara uyum sağlamasını sağlar.

Değişen müşteri taleplerine veya projenin gelişen ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme yeteneği, iş programlarının sıkı takip edilmesine olanak tanır.

2. Verimlilik ve İsraf Azaltma: Çeviklik, iş programlarını ve kaynakları daha etkili bir şekilde kullanmaya odaklanır.

Bu, maliyetlerin azalmasına ve iş programlarının daha sıkı bir şekilde kontrol edilmesine yardımcı olur.

3. İşbirliği ve İletişim: Çevik ekipler, işbirliği ve etkili iletişimi teşvik eder.

Proje ekibi üyeleri arasındaki açık iletişim, sorunların hızla çözülmesine ve projelerin daha düzgün bir şekilde ilerlemesine, bilgi ve tecrübe paylaşımına yardımcı olur.

4. Nitelikli İş Gücü Geliştirme: Çeviklik, çalışanların yeteneklerini ve yaratıcılığını daha iyi kullanmalarına olanak tanır.

Ekip üyeleri, işlerini daha iyi yapma yeteneği kazanır ve yeni beceriler kazanırlar.

Sonuç olarak; Çeviklik, inşaat sektörünün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir araçtır. Maliyet ve iş programlarındaki sapmaların azaltılması, yanlış planlamaların düzeltilmesi ve işgücü eksikliği sorununun üstesinden gelinmesi, inşaat projelerini daha verimli ve güvenilir hale getirir.

Çevik bir yaklaşım benimsemek, inşaat sektörünün başarısı için önemlidir.

Yazan: K.Tolga Erpınar

Sözde Değil Özde Çeviklik

Dünya büyük bir hızla değişiyor. Değişime ayak uydurmak gerekiyor, yoksa akışta kalma şansınız ve rekabet etme şansınız yok. VUCA kurallarına göre hem kendimizi hem de işimizi güncel tutmamız gerekiyor.

VUCA dünyasında tehditleri fırsata çevirmek içinde yeni imkanlar sunuyor. Gelişen Yapay Zeka (AI) ve Robotik Süreç Otomasyonları (RPA) sayesinde çalışanlar angarya işlerden kurtuluyor ve artakalan zamanda katma değeri yüksek işlere odaklanma fırsatı buluyor. Sonuç olarak müşteri memnuniyeti artıyor, maliyetler düşüyor iş yaşam dengesi düzene giriyor.

Müşteri memnuniyeti için Tasarım Odaklı Düşünce sistemine gerçek sorunun kök sebebine rahatça inilebiliyor doğru çözümler getirebiliyoruz.

Bunun için çalıştığımız ortamın psikolojik güvenlik ortamının sağlanmış olması gerekiyor. Çalışanların özgürce eleştirilmekten korkmadan kendilerini rahatça ifade etmeleri gerekiyor ki tasarım odaklı düşünce ile yeni yaratıcı fikirlerini özgürce ortaya koyabilsinler.

Sonuç olarak, VUCA dünyasında başarılı olmak istiyorsak, öncelikle çevik zihniyet değişimini gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Sözde değil özde çevik olmamız gerekiyor.

Yazar : Kadir Tolga Erpınar

Öğrenilmiş Çağresizlik

Öğrenilmiş Çaresizlik potansiyelimize ulaşmak için önümüzdeki en büyük engeldir.

Beş maymun demeyi öğrenilmiş çaresizliğe karşı en güzel deneylerden biridir.

“Beş maymunu bir kafese koymuşlar ve muzlara erişmeye çalıştıklarında maymunların hepsini cezalandırmışlar. Sonra 5 maymunu teker teker değiştirmişler. Görmüşlerki tüm maymunlar değiştiğinde cezalandırılma kaldırılsa bile diğer maymunlar yeni gelen maymunun muzlara erişimini engellemişler hemde sebebini bilmeden.”

Bilim adamları bunun gibi öğrenilmiş çaresizlik üzerine bir çok deney yapmışlar ve öğrenilmiş çaresizliğe karşı ancak pozitif bakış açısının başarılı olacağını görmüşler.

Sürekli kendini geliştirerek pozitif ve proaktif olmak, çözüm odaklı olmak öğrenilmiş çaresizliğin en kuvvetli çözümleri.

Sürekli aynı iş ortamında olmakta konfor alanı yaratmakta, öğrenilmiş çaresizlik ve mesleki körlük getirmektedir.

Sosyalleşerek teknolojik gelişimleri takip etmek ve teknolojiye ayak uydurmakta bizleri güçlendirecek, kendimizi çaresiz hissetmeden sorunlara farklı bakış açıları ile çözüm getirmemizi sağlıyacaktır.

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

DOĞA & İNSAN

Doğaya ve İnsana değer veren projeler başarılı olur.

Özünde doğa ve insan olmayan sistemler ise eninde sonunda başarısız olur, çünkü doğallıktan çıkıp sahteleşmeye başlarlar ve biz insanlara yabancı gelir.

Sadece rakamlarla projeleri yönetemezsiniz. Projeler sadece rakamlardan ibaret değildir.

Projeler, doğanın ve insanların rollerinin ve etkisinin yüksek olduğu sistemlerdir…

Çevik İnşaat Projesi Özelikleri

Başarılı olarak yönetilen bir proje, müşterinin istediği zamanda teslim edilen, taahhüt edilen fonksiyonları yerine getiren ve planlanan bütçe dahilinde gerçekleşen projedir.

Projeler Kısıtlı zaman, maliyet ve teknik durumları dikkate alarak, projenin en etkin bir biçimde gerçekleşebilmesi için insan, araç-gereç, materyal gibi kaynakların planlanması, yönetilmesi ve kontrol edilmesi gerekmektedir.

Şantiyelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız zorluklarla karşılaşırız.

Fakat sahada karşılaşılan bu beklenmedik birçok farklı problemler projelerin tamamlanma zamanını etkiler.

İnşaat Projeleri genelde uzun dönemli projeleridir ve çok detaylı planlamalar yapılmasına rağmen varsayımlar içermektedir. Daha önceden planlanan tarihler yaklaştıkça hiç beklenilmedik durumlar ortaya çıkabilir.

Bu tip beklenmedik durumlara hazır olmak için başta yapılan detaylı düşey planları döngüsel şekilde takip etmek, söz verilen proje teslimatlarını daha yönetilebilir parçalara ayırmak ve kısa sürelerde takip etmek gerekmektedir.

SCRUM ve Kanban gibi çevik proje yönetim modelleri kullanıldığımda beklenmedik olaylara karşı tepki süreniz kısalır.

Ayrıca Scrum ve Kanban gibi metotlar kapsamın çok detaylandırması ve kapsamın kısa periyotlarında gözden geçirilerek taahhütlere zamanında bitmesine destek olur.

Çevik yapıdaki şantiyelerde iletişim çok yoğun olduğu için karşılaşılan zorlukların çözümü için kararlar takım olarak alınır ve sorunun hızlıca çözümüne takım olarak odaklanılır.

Fakat Şantiyeniz Bürokrasinin güçlü olduğu hiyerarşik bir yapıya sahipse, piramit şeklindeki organizasyon yapısı ile yönetiliyor ise yeni karşılaşılan zorluk karşısında ekibimiz hızlı hararet edemez, en basit kararlar bile en üste kadar çıkar ve tek bir kişinin son kararına göre hareket edilir.

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

SCRUM JENERASYONLARI BİRLEŞTİRİYOR

Aynı ağaçların kökleri aracılığıyla diğer ağaçlarla suyu besini ve bilgiyi paylaştığı gibi SCRUM da jenerasyonlar arası işbirlikleri yaratarak oluşturduğu sinerji ile üretkenliği ve ekip motivasyonunu artırarak karmaşık problemlere çözüm getiriyor.

Scrum ekipleri, ağaçlar gibi işbirliği yaparak birbirlerini destekliyorlar ve takımlar başarıya ulaşıyorlar.

Günümüzde bilgi paylaşımı o kadar çok hızlandı ki artık eskisi gibi bireysel olarak tek başına başarılı olmak mümkün değil.

Bir bakıyorsunuz ürettiğiniz ürünün modası geçmiş ya da bir yeni versiyonu çıkmış.

Sürekli bir farkındalık ve evrimleşme içindeyiz. Hepimiz büyük bir hızla değişimin içinde.

Hal böyle olunca nesiller arası jenerasyonlarda çoğalıyor ve jenerasyon çatışmaları başlıyor.

Günümüzde aynı proje üzerinde B, X, Y ve Z kuşakları birlikte bir ahenk içinde çalışması gerekiyor.

Başarı için jenerasyonların birbirlerinden öğrenmesi ve birbirlerini destekleyerek sinerji oluşturması gerekiyor.

Bunu başarmanın yolu da SCRUM da tanımlanıyor. Nasıl mı?

Bir iş ortamı hayal edin, farklı jenerasyonlar birbirlerine saygı duyuyorlar. Saygı çalışanlar arasında birbirine güveni doğruyor.

Ekipler arasında güven oluşunca, birimler arası silolaşmalar kalkıyor ve işler hızlanıyor.

Bu pozitif atmosfer, çalışanları cesaretlendiriyor , ekibin motivasyonunu artırıyor.

Ancak bu noktadan sonra psikolojik güven ortamı oluşuyor ve jenerasyonlar arası bilgi birikimi akışa geçiyor.

Takımlar bu şekilde bir ortamda çalışmanın verdiği güç ile taahhütlerde bulunup verdikleri sözleri canla başla bitirmeye çalışırlar.

Güven duygusu çalışanlar arasında şeffaflığı sağlar. Kimse ekipte düşüncesini kendisine saklamaz, düşünceler fikirler paylaşıldıkça artar.

Ekip verdiği sözü yetiştireme durumunun ilk sinyalinde bir araya gelir. Tüm ekip üyeleri ahenk içinde arıların bal yapması gibi yapılacak işe odaklanarak birlikte çalışarak söz verilen taahhüdü gerçekleştirirler.

Böylelikle jenerasyonlar arası işbirliği ile muhteşem eserler ortaya çıkıarırlar.

Sonuç olarak Scrum’ın beş değeri sayesinde tecrübeli jenerasyon uzun yılların birikimini genç nesillere aktarırken genç nesil de enerjisi ve çevikliği ile takım başarısının yakalanmasını sağlar.

Scrum Kılavuzu’ unda belirtildiği üzere:

“Scrum Team, hedeflerine ulaşmayı ve birbirini desteklemeyi taahhüt eder.

Scrum Team’in birincil odak noktası, hedeflerine doğru mümkün olan en iyi ilerlemeyi sağlamak için o Sprint’te aldıkları işlerdir.

Scrum Team ve paydaşları yapılacak işler ve bu işleri yaparken karşılaşılan zorluklar hakkında açıktır.

Scrum Team’in her bir üyesi diğer üyelere yetkin ve bağımsız insanlar olarak saygı duyar ve çalıştıkları insanlar tarafından da bu şekilde saygı görür.

Scrum Team’in üyeleri, doğru olanı yapma, zor problemler üzerinde çalışma cesaretine sahiptir.

Bu değerler Scrum Team’e çalışmaları, eylemleri ve davranışları ile ilgili yön verir. Alınan kararlar, atılandımlar ve Scrum’ın kullanılma biçimi bu değerleri azaltmamalı veya zayıflatmamalı, güçlendirmelidir.

Scrum Team üyeleri, Scrum etkinlikleri ve eserleri ile çalışırken bu değerleri öğrenir vekeşfeder.

Bu değerler Scrum Takımı ve birlikte çalıştıkları kişiler tarafından içselleştirildiğinde, Scrum’ın deneyselliğinin taşıyıcı kolonları olan şeffaflık, gözlem ve adaptasyon canlanarak herkes için güven oluşturur”

Ve Scrum jenerasyonları birleştirerek mucizeler yaratmaya devam eder…

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

Şantiye Yönetimi

Bir elimde telefon , diğer elimde bilgisayar, yağmur gibi gelen sorulara cevap vermeye çalışıyorum. Ben olmazsam şantiyede hiçbir şey yetişmez.

Tüm şantiyede ne olursa haberim olur. Kimse bana sormadan bir şey yapamaz. Şantiyede kuş uçsa haberim olur.

Hal böyle olunca işlerin yetişmesi için canımız çıkar, ailemize vakit ayıramayız, çocuklarımızın büyüdüğünü bile göremeyiz, şantiyeden eve gece yarısı gelip sabahın köründe evden çıkarız.

Bir bakmışız hayat bu koşuşturma içinde geçmiş gitmiş.

Projelerimizi, şantiyelerimizi artık bu şekilde yönetmek zorunda değiliz. Hayatımızı koşturmaca içinde geçirerek şantiyeyi yönettiğimizi düşünürken şantiyenin bizi yönetmesine müsade etmemeliyiz.

Şantiye yönetme biçimimizi değiştirmezsek biz bu amansız koşuşturmayı yaşarız çünkü;

Kağıt üzerinde harika görünen agrasif iş programlarımız gerçeğe uymaz.

İş programlarımızıda herşey tıkır tıkır işleyecek gibi en iyi senaryoya göre yaparız.

Fakat İşler sahada herzaman planlandığı gibi gitmez.

Şantiyelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız zorluklarla karşılaşırız.

Bunu çözmenin yoluda:

Planlamaları işleri yapacak ekiplerin verdiği sözlere göre yapmaktan geçer.

Planları günlük olarak takip edip sorunlar büyümeden işlerin önündeki engelleri kaldırmaktan geçer.

Şantiye organizasyonumuz yeni karşılaşan durumlara adapte olup doğru ve hızlı çözümler üretebilmesinden geçer.

Şantiyemiz İnsanan odaklı, birbirine güven ve iş birliğine önem veren, değişimi merkezine alan, anlamsız prosedürler yerine, değer üretmenin peşinde olan çevik bir organizasyon yapısına sahip olmasından geçer.

Birlikte çalıştığımız tecrübeli ekiplere güvenmek ve otonom takımlar yaratmaktan geçer.

Tecrübeli ekiplerimizin otonom olmasından , sahada insiyatifler almasından geçer.

Durum böyle olunca bizim görevimizde sadece işlerin önündeki engellere çözüm bulup ekiplerin önünü açmak olur.

Hayatımız ise kaos ve koşuşturma yerine huzur içinde çalışılan herkesin çalışmak istediği türden insana saygılı güzel dostlukların kurulduğu Projelerde geçer.

Tercih sizin….

Projeler Nasıl Zamanında Yetişir ?

İnşaat sektöründe klasik proje yönetimi anlayışıyla yapılan projeler % 80 oranında gecikir.

Çok detaylı yapılmış planlamalar bile süreçlerin yalın olmaması sebebi ile engellere takılır.

Projelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız, tahmin etmediğimiz zorluklarla karşılaşırız.

Bu belirsiz ortamlar karşısında hızlıca karar alabilecek otonom ekiplerimiz yoksa projeler gecikir.

Üzerinde aylar harcanarak en ince ayrıntısına kadar hazırlanan iş programları, proje yöneticileri tarafından çok sıkı takip edilse de, projeler gecikmeye, müşterileriler de verdikleri paraların karşılığını alamamaktan şikayet etmeye devam ederler.

Projeler söz verilen zamanlar yaklaştığında bitmediğinde; gergin ortamlar yaşanmakta, işveren ve yükleniciler sürekli karşı karşıya gelerek zaman ve vakit kaybetmektedirler.

Tüm bunca detaylı planlamaya koşuşturmaya rağmen projenin başarısız olmasının sebeplerinden biri proje kurgusundaki süreçlerin yalın olmaması ve projenin çevik olmayan yanlış yöntemler ile yönetiliyor olmasıdır.

Özellikle çalışanların yakından izlendiği Micro Management (mikro yönetim) yapılan bir projede çalışanların inisiyatif alması beklenemez.

Bunaltıcı şekilde takip yapılan projelerde çalışanlar inisiyatif alamazlar zaten yönetim tarafından çalışanların inisiyatif almaları da istenmez.

Yönetim böyle olunca, çalışanlar da her bir konuyu bir üst seviyeye sormak zorunda kalır proje de doğal olarak gecikir.

Halbuki projede Micro Management yerine yalın ve çevik yönetim anlayışları kullanılsa, proje yapımı sırasında oluşan sorunlara anında müdahale edilebilecek, sorunlar zaman kayıplarına yol açmadan otonom takımlar tarafından alınan inisiyatif ile çok kolayca engellenebilecektir.

Prjojede çalışanların inisiyatif almaları tecrübe ile de doğru orantılıdır. Çalışanların tecrübeleri artıkça daha çok inisiyatif alırlar ve sahada çok güzel çözümler üretmeye başlarlar.

Üst yönetim inisiyatif alan tecrübeli çalışanlarına da mikro yönetim uygulayarak sahada anında çözülebilecek sorunların kendi onayından geçmemesinden dolayı cezalandırır, başarılı inisiyatifleri takdir etmez ise, çalışanlar zamanla inisiyatif almayı bırakırlar motivasyonları ve verimleri düşer.

Çalışanlar sorumluluk alanları içinde inisiyatif alamayınca tüm kararlar tepede birikir ve birimler arası silolaşmalar oluşur.

Silo ortamlarında çalışanların mutlu olmaları mümkün değildir çünkü: Çalışanlardan ellerinde ve ayaklarında farklı silolara bağlı prangalar varken koşmaları, hızlı çözümler üretmeleri istenir.

Projelerde silolaşma başladıkça mutlulukla, şevkle ve istekle yapılan projeler stresin çok olduğu toplantılara ayakların geri geri gittiği çalışanların zorunluluktan bir birleri ile görüştükleri ortamlara dönüşür.

İşe büyük bir istekle canla başla koşturarak gelen çok değerli çalışanlarda zamanla işten ayrılırlar.

Silo zihniyeti genel olarak aynı şirket içinde diğer şirket çalışanları ile bilgi paylaşmak istemeyen bir zihniyettir.

Birimler ve yöneticiler arasında soğuk savaşlar vardır ve şirket bu anlayıştan büyük zarar görür. Bu projeler içinde geçerlidir. Aynı proje altında çalışan farklı birimler yanlış yönetim tarzı ile zamanla rakip birimlere dönüşür ve silo mantığındaki çalışmaya başlarlar.

Birimlerin silo mantığıyla çalışmaya başladığında dizayn sırasında yapılan bir hata proje bitmek üzere iken fark edilir ve tüm projenin gecikmesine sebep olur.

Projenin işleyişi ile ilgili ana çerçevenin mutlaka belli olması, girdilerin çıktıların sürekli kontrol edilmesi mutlaka gereklidir.

Projenin ana prensipleri, değerleri (Açıklık, Cesaret, Saygı gibi) işleyiş kuralları yazılı olarak belirlendikten sonra tecrübeli yöneticiler belirlenen sınırlar içinde çalışanlara hareket alanı sağlanmalı ve takım olarak sahiplenilen işlerin günlük rutiellerde görüşülmesi beklenmelidir.

Yalın süreçler ve sürekli iyileştirme prensipleri ile yapılan projeler ise zamanında yada planlanamadan önce biter.

Projede çalışan tüm ekiplerin tek bir takım olduğu, tüm takım üyelerinin mutluluk ile birbirlerine destek olduğu, planlamaları hep birlikte baştan sona sık aralıklarla kontrol ederek hedefe emin adımlar ile yürüdüğü projeler, zamanında biten çevik projeleridir.


Sonuç olarak; projelerin zamanında yetişmemesinin en büyük nedenleri:

• Kurum içi silolaşmanın çok yoğun olması,

• Kurum içi etkili geri bildirim sisteminin olmaması,

• Başarılı projelerin ödüllendirilmemesi,

• Başarısız projelerin ise sahiplenilmemesinden dolayı başarısızlıklardan ders çıkartılmaması ve

• Projeler üzerinde takım olarak çalışılamamasıdır..

Projeler nasıl zamanında yetişir sorusunun kısa cevabı ise:

Projelerimize uygun yönetim yaklaşımlarını işletme ihtiyaçlarına uyarlayarak işletmedeki potansiyeli ortaya çıkarabiliriz. Bu şekilde, yüksek performanslı çalışanlardan oluşan otonom takımlar ile karşılaşılan engelleri kaldırır, yalın ve çevik süreçler kullanarak projeleri zamanında yetiştirmek için insiyatif alan takımlarla projeleri zamanı da yetiştirebiliriz.

Yazar: K. Tolga Erpınar

İnşaat Sektöründe Scrum Kullanımı

İnşaat sektöründeki projeler doğası gereği kompleks ve karmaşık projeleridir.

İnşaat Projeleri başlangıcı ve bitişi belirli bir süre ve sınırlı bir finansman dahilinde yapılan işler oldukları için proje ekipleri proje birimlerinde genellikle farklı lokasyonlara farklı ekipler ile çalışırlar.

Projenin sınırlı bir zamanda bitmesi gerektiği için de proje ekipleri yoğunluktanbir birleri ile çok yakından tanışamadan proje biter ve bambaşka ekipler ile farlı projeler yapmaya başlarlar.

Her bir projede kendine özgü bilinmeyen zorlukları vardır ve her işin kendine özgü çözümü vardır.

Birbirlerini yakından tanımayan insanların iletişimi kurmaları sıkça oluşan engellere ve sorunlara çözüm bulmaları kolay değildir.

Şantiyelerde açık ve doğru iletişim çok önemlidir, doğru iletişim içinde sitem kurulması gerekmektedir.

İletişimi kötü olan şantiyelerde, güncel olmayan proje çizimleri ile yanlış imalatlar çok sık yapılmaktadır.

Yapılan yanlış imalatı düzeltmek için ekip yaptığı işi bırakmak, bazen de eski imalatı yıkıp tekrar yapmak durumunda kalmaktadır.

Karmaşık projeleri çözmek için bir araya gelmiş farklı tecrübelere ve iş yapma alışkanlıklarına sahip çalışanları mümkün olan en yüksek değerde iş üretmeleri için çözüm ise SCRUM dır.

Peki SCRUM nedir?

Scrum; Agile proje yönetim metodolojilerinden biridir. Projeyi daha az maliyetle, daha az insanla, daha az zamanda, daha kaliteli bir şekilde tamamlamak için kullanılabilecek bir yöntemdir SCRUM.

Scrum, ile projede düzenli olarak gelinen durumu kontrol edilerek , ortaya çıkan sorunların çok büyük sorunlara sebep olmadan fark edilerek çözülmesine imkan veren bir sistemdir.

Projelerinde Scrum kullanan takımlar projelerini çok daha hızlı ve sürekli değer üreterek iletişimin çok yüksek olduğu mutlu bir çalışma ortamında projelerini tamamlarlar.

Yazar: K. Tolga Erpınar

Başarılı Projelerin Değerleri (2/2)

Açık İletişim

Başarılı projelerin önemli bir ortak özelliği de, açık iletişimdir.

Güven ortamının olduğu ortamlarda açık iletişim oluşur ve çalışanlar tarafından fikirler eleştirilmeden dinlenir ve sorunlara ortak akıl ile çok boyutlu bir bakış açısı ile değerlendirilmesi sonucu en doğru çözüme ulaşılır.

Projelerde oluşan sorunlara çözüm bulmanın en kolay yolu açık iletişim ile karşılıklı fikirlerin eleştirilmeden toplanması ve karşılıklı güven ortamı içinde fikir atölyeleri düzenleyerek çözüm önerileri bulunmasıdır.

Fikir Atölyelerinin de temeli açık iletişimdir.

Fikir Atölyeleri sayesinde projede karşılaşılan engellere çözüm bulunabilir, takımlar halinde, açık bir inovasyon ortamında çalışarak fikirler üretilerek sorunlar kolayca aşılabilir.

Yazar:K.Tolga Erpınar