Yalın İnşaat Metodları

Yakın İnşaat Metodları inşaat sektöründe verimlilik ve kaliteyi artırmayı amaçlayan yenilikçi bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımı anlamanın en iyi yollarından biri, onu bir bina inşa etmeye benzetmektir. İnşaat Mühendislerinin sağlam bir bina inşa etmek için önce güçlü bir temel yapısı dizayn edip yapması, ardından her aşamada dikkatle çalışarak yapıyı yükseltmesi gibi, yalın inşaat da projeleri gereksiz yüklerden arındırıp en verimli şekilde tamamlamayı hedefler.

Bu yaklaşımın üç temel ilkesi vardır: Değer, Akış ve İsrafın Azaltılması. Değer, bir mühendisin inşa edeceği binanın planlarını özenle hazırlaması gibidir. Müşterinin ihtiyaçlarını tam olarak anlamak ve bu ihtiyaçlara uygun çözümler sunmak, başarılı bir inşaat projesinin temelini oluşturur.

Akış, inşaat sürecinin tıpkı bir bina inşa edilirken adım adım ilerlemesi gibi, kesintisiz ve sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağlar. Mühendisler, her katın inşasında doğru malzemeleri ve ekipmanları kullanarak yapıyı güvenli ve sağlam bir şekilde yükseltir. İnşaat projelerinde de, süreçlerin tıkanmadan ilerlemesi, projenin zamanında ve bütçesinde tamamlanmasını sağlar.

İsrafın azaltılması ise, bir inşaat projesinde gereksiz malzeme israfını önlemek ve sadece gerekli olan kaynakları kullanmak gibidir. Bu şekilde, projeler daha verimli hale getirilir ve israf en aza indirilir.

Yalın inşaatın bu prensiplerini hayata geçirirken, belirli metodolojiler ve araçlar kullanılır. İşte yalın inşaatta yaygın olarak kullanılan 14 metod:

  1. 5S – Görsel Yönetim (Visual Management) ve Hata Engelleme (Poka Yoke): Şantiyede düzeni ve güvenliği sağlamak için kullanılan metotlar.
  2. Last Planner Sistemi (Son Planlayıcı Sistemi): Proje takvimini oluşturmak ve iş akışını optimize etmek için kullanılan bir sistem.
  3. 5 Whys Analysis (5 Neden Analizi): Sorunların kök nedenini belirlemek için kullanılan bir teknik.
  4. Root Cause Analysis (Kök Neden Analizi): Sorunların temel nedenlerini anlamak ve ortadan kaldırmak için yapılan analiz.
  5. PDCA (Plan-Do-Check-Act) Pukö Döngüsü: Sürekli iyileştirme döngüsü olarak bilinen bu metot, süreçleri planlama, uygulama, kontrol etme ve gerektiğinde düzeltme aşamalarını içerir.
  6. Ishikawa (Balık Kılçığı) Diyagramı: Bir problemin olası nedenlerini sistematik olarak analiz etmek için kullanılan bir yöntem.
  7. A3 Düşünce Sistemi: Sorunları analiz etmek ve çözüm önerileri geliştirmek için kullanılan bir belge ve süreç.
  8. Choosing-by-Advantages (CBA) Yöntemi: Alternatifler arasından en uygun seçeneği belirlemek için kullanılan bir karar verme yöntemi.
  9. Value Stream Mapping (Değer Akış Haritalama): Süreçteki her adımın değerini analiz etmek ve israfı ortadan kaldırmak için kullanılan bir yöntem.
  10. Target Value Design (Hedef Değer Tasarımı): Proje sonuçlarının müşteri tarafından tanımlanan değere göre optimize edilmesini sağlayan bir yaklaşım.
  11. Takt Time Planning (Takt Zamanı Planlama): İşlerin belirli bir zaman dilimi içinde tamamlanmasını sağlamak için kullanılan bir zaman yönetimi tekniği.
  12. Kaizen: Sürekli küçük iyileştirmeler yaparak büyük sonuçlar elde etmeyi amaçlayan bir felsefe.
  13. Kanban: İş akışını yönetmek ve optimize etmek için kullanılan bir sistem.
  14. Andon Sistemleri: Sorunların anında tespit edilip müdahale edilmesini sağlayan görsel geri bildirim sistemleri.

Bu metodolojiler ve araçlar, Yalın İnşaat prensiplerinin hayata geçirilmesine yardımcı olur ve projelerin verimliliğini artırarak israfı azaltır. Bu şekilde, inşaat sektörü de sağlam temeller üzerine inşa edilmiş yapılar gibi, dikkatle yönetilerek en iyi sonuçların elde edilmesi sağlanır.

Değişen Proje Yönetimi

Proje yönetimi, endüstriyel devrimden bu yana iş dünyasının temel taşlarından biri olmuştur. İlk başlarda büyük mühendislik projelerinin yönetimi için geliştirilen bu disiplin, 20. yüzyılın ortalarından itibaren daha yapılandırılmış hale gelmiş ve özellikle savunma sanayii, inşaat ve büyük ölçekli üretim projelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Ancak dünya ekonomisindeki değişim, küreselleşme, dijital devrim ve belirsizliklerin artması, geleneksel proje yönetim yöntemlerinin sorgulanmasına ve evrilmesine neden olmuştur.

Proje yönetiminin ilk dönemlerinde, geleneksel yöntemler olarak bilinen yaklaşım, büyük ölçüde planlama ve kontrol odaklıydı. Bu yöntemler, kapsamlı bir planlama süreciyle başlar ve belirlenen plana sıkı sıkıya bağlı kalmayı hedeflerdi. Proje yöneticileri, işin zamanında, bütçe dahilinde ve tanımlanan kalite standartlarına uygun olarak tamamlanmasını sağlamakla yükümlüydü. Bu yaklaşım, belirsizliğin az olduğu, değişikliklerin nadiren meydana geldiği ve çevrenin nispeten sabit olduğu durumlar için uygundu.

Ancak, küresel ekonominin hızla değişmesi, belirsizliklerin artması ve teknolojinin hızlı ilerleyişi, projelerdeki belirsizliklerin artmasına neden oldu. Bu noktada, VUCA (Volatility, Uncertainty, Complexity, Ambiguity) olarak bilinen kavram, iş dünyasının yeni gerçekliği haline gelmiştir.

Çevik yöntemler, değişime hızlı yanıt verme, müşteri işbirliğini artırma ve sürekli iyileştirme gibi prensiplerle geleneksel yöntemlerden farklılaşır.

Çevik proje yönetimi, özellikle yazılım geliştirme projelerinde yaygın olarak kullanılmakta olup, diğer endüstrilere de hızla yayılmaktadır. Çevik yaklaşımlar, küçük ve çapraz fonksiyonel ekipler ile çalışmayı, kısa iterasyonlar (sprintler) halinde iş yapmayı ve her iterasyonda işleyen bir ürün parçası sunmayı öngörür. Bu, müşteri geri bildirimlerini hızlı bir şekilde entegre etmeye ve projeyi sürekli olarak optimize etmeye olanak tanır.

Scrum ve Kanban, çevik proje yönetiminde en yaygın kullanılan yöntemlerdendir. Scrum, belirli bir zaman çerçevesi içinde (sprint) belirli bir iş miktarını tamamlama odaklı bir yaklaşımdır. Kanban ise iş akışını optimize ederek sürekli teslimat sağlama üzerine kuruludur.

Çevik yöntemler, belirsizlikle başa çıkmada son derece etkili olup esneklik ve adaptasyonu ön plana çıkarır.

Sonuç olarak, proje yönetimi, VUCA dünyasında başarılı olabilmek için evrilmektedir. Inşaat sektörüde bu değişime hızlıca adapte olacak olamayan rekabette çok zorlanacaktır.

Yapay Zekanın İnşaat Sektörüne Faydaları

İnşaat sektörü, sürekli büyüyen ve gelişen bir endüstri olmasına rağmen, birçok zorlukla karşı karşıyadır. Verimliliği artırmak, maliyetleri azaltmak, projeleri zamanında tamamlamak ve iş güvenliğini sağlamak gibi çok sayıda hedefle uğraşmak zorunda kalmaktadır. İşte bu noktada yapay zeka, inşaat sektörünün karşılaştığı zorlukları aşmak için büyük bir potansiyele sahiptir. Aşağıda, yapay zekanın inşaat sektörüne sağladığı faydalara odaklanan bir makale bulacaksınız.

İş Güvenliği İyileştirmeleri İnşaat sektörü, riskli bir sektördür ve iş güvenliği büyük bir öneme sahiptir. Yapay zeka, işçilerin güvenliğini artırmak için çeşitli yollarla kullanılabilir. Örneğin, giyilebilir cihazlar ve sensörler, işçilerin konumunu ve sağlığını izleyebilir ve tehlikeli durumları hızla tespit edebilir. Ayrıca, yapay zeka, iş güvenliği eğitimlerini iyileştirebilir ve işçileri potansiyel tehlikelere karşı daha iyi eğitebilir.

Proje Yönetimi ve Planlama Yapay zeka, inşaat projelerinin yönetimi ve planlamasında büyük bir rol oynayabilir. Proje yöneticileri, yapay zeka tabanlı yazılımları kullanarak proje ilerlemesini daha iyi takip edebilir, kaynakları daha etkili bir şekilde yönetebilir ve zamanında teslimatı sağlayabilir. Ayrıca, yapay zeka, beklenmedik sorunları önceden tahmin edebilir ve proje süresince yapılan kararları destekleyebilir.

Veri Analizi İnşaat projeleri sırasında büyük miktarda veri üretilir, ancak bu verinin etkili bir şekilde analizi ve kullanılması sık sık zorluklarla karşılaşır. Yapay zeka, büyük veri analizi için ideal bir araçtır. Veri madenciliği ve makine öğrenimi kullanarak, inşaat şirketleri projeleriyle ilgili değerli bilgilere erişebilirler. Bu veriler, gelecekteki projelerin daha iyi planlanmasına ve daha verimli hale getirilmesine yardımcı olabilir.

İnşaat Malzeme Yönetimi Yapay zeka, inşaat malzeme yönetimini optimize etmek için kullanılabilir. Malzeme stoğu ve tedarik zinciri yönetimi, yapay zeka algoritmaları ile iyileştirilebilir. Bu, malzeme israfını azaltabilir, stok maliyetlerini düşürebilir ve projenin bütçesini optimize edebilir.

Kalite Kontrol Yapay zeka, inşaat projelerinde kalite kontrol süreçlerini iyileştirebilir. Görüntü analizi ve sensörler sayesinde, yapılan işlerin kalitesi daha iyi izlenebilir ve olası kusurlar hızla tespit edilebilir. Bu, projelerin sonucunda daha yüksek kalite ve daha az hata ile sonuçlanabilir.

Enerji Verimliliği Yapay zeka, binaların ve tesislerin enerji verimliliğini artırmak için kullanılabilir. Akıllı bina yönetim sistemleri, enerji tüketimini izleyebilir ve optimize edebilir. Bu, enerji maliyetlerini düşürebilir ve çevresel sürdürülebilirliği artırabilir.

Yapay zeka inşaat sektörüne bir dizi önemli avantaj sunmaktadır. İş güvenliği, proje yönetimi, veri analizi, malzeme yönetimi, kalite kontrol ve enerji verimliliği gibi alanlarda iyileştirmeler sağlayarak, inşaat projelerinin daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesine yardımcı olur. Bu nedenle, inşaat sektörü, yapay zekanın potansiyelini tam anlamıyla değerlendirmelidir. Bazı örnekleri aşağıda bulunabilir.

 

Giysi Tanıma Teknolojisi: İnşaat sahalarında giyilen uygun kişisel koruyucu ekipmanlar (PPE), iş güvenliği için kritik öneme sahiptir. Yapay zeka, giysi tanıma teknolojisi kullanarak işçilerin doğru PPE’yi giyip giymediğini izleyebilir. Örneğin, bir işçi güvenlik kaskı takmazsa veya göz koruması kullanmazsa, sistem otomatik olarak uyarı verebilir. Bu, iş güvenliği ihlallerini azaltabilir ve iş kazalarını önleyebilir.

Drohne Denetimi: İnşaat sahalarında dronlar, proje ilerlemesini izlemek, harita oluşturmak, stok seviyelerini kontrol etmek ve güvenlik denetimleri yapmak için kullanılır. Dronlar, yapay zeka algoritmaları sayesinde otomatik olarak uçuş yapabilir, görüntüleri analiz edebilir ve potansiyel sorunları tanımlayabilir. Örneğin, dronlar çatıda bir çatlak veya yapısal bir sorun tespit ederse, bu bilgi hızla ekiplere iletilir ve düzeltilmesi için önlemler alınır.

Proje Planlama ve Tahminler: Yapay zeka, inşaat projelerinin daha etkili bir şekilde planlanmasına yardımcı olabilir. Geçmiş projelerin verilerini kullanarak, gelecekteki projelerin maliyet tahminleri ve süreçlerini daha doğru bir şekilde belirleyebilir. Bu, bütçe yönetimini iyileştirir ve projelerin zamanında tamamlanmasına yardımcı olur.

İş Makineleri ve Otomasyon: İnşaat sektörü, iş makinelerinin kullanımıyla sık sık ilişkilendirilir. Yapay zeka, iş makinelerini daha verimli hale getirebilir. Örneğin, bir ekskavatörün otomatik olarak zemin analizi yapması ve kazma derinliğini ayarlaması mümkün olabilir. Bu, işçilerin daha iyi odaklanmalarına ve işin daha hızlı tamamlanmasına yardımcı olabilir.

Bina Enerji Yönetimi: Yapay zeka, akıllı bina yönetimi sistemleri ile binaların enerji tüketimini optimize edebilir. İç ve dış faktörleri izleyerek, ısıtma, soğutma, aydınlatma ve diğer sistemleri yönetebilir. Örneğin, bir binada kimse bulunmadığında, yapay zeka bu bilgiyi algılayarak enerji tüketimini otomatik olarak düşürebilir.

Kalite Kontrol: Yapay zeka, kamera ve sensörler aracılığıyla yapılan işlerin kalitesini izleyebilir. Örneğin, bir duvarın düzgün bir şekilde inşa edilip edilmediğini belirleyebilir veya kaynak hatası tespit edebilir. Bu, hatalı işleri erkenden tanımlar ve maliyetli düzeltmeleri önler.

Yapay zeka inşaat sektöründe büyük bir potansiyele sahiptir ve yukarıdaki örnekler, iş güvenliğinden proje yönetimine, enerji verimliliğinden kalite kontrolüne kadar birçok alanda nasıl fayda sağlayabileceğini göstermektedir. Bu teknoloji, inşaat projelerini daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir hale getirme potansiyeli taşımaktadır

Çeviklikle inşaatta Yenilikçi Çözümler

Çevik Proje Yönetimi

İnşaat sektörü, birçok önemli sorunla yüz yüze gelmektedir. Global ölçekte maliyet ve iş programlarındaki sapmalar, yanlış metodolojiler kullanılarak yapılan planlama, yaşlanan iş gücü ve nitelikli iş gücü eksikliği gibi sorunlar, inşaat projelerini etkileyen temel konulardır. Bu zorlukların üstesinden gelmek ve sektörü daha verimli ve güvenilir hale getirmek için çeviklik, önemli bir çözüm sunar.

İnşaat Sektörünün Karşılaştığı Temel Sorunlar

1. Maliyet ve İş Programlarındaki Sapmalar: İnşaat projeleri sıklıkla bütçe ve iş programlarının öngörülen sürelerinden sapması ile karşı karşıya kalır. Bu sıkıntılar, maliyetlerin artmasına ve projelerin zamanında tamamlanamamasına yol açar.

2. Yanlış Planlama ve Metodolojiler: Geleneksel planlama ve inşaat metodolojileri, projelerin karmaşıklığına uygun olmayabilir. Bu, verimliliğin düşmesine ve projelerin sorunsuz bir şekilde ilerlemesini engelleyebilir.

3. Yaşlanan İş Gücü ve Kalifiye İş Gücü Eksikliği: İnşaat endüstrisi, işgücü eksikliği sorunuyla karşı karşıyadır. Ayrıca, sektördeki tecrübeli çalışanların yaşlanması, ve emekli olmaları işgücü verimliliğini etkilemektedir.

Çevikliğin İnşaat Endüstrisine Faydaları

1. Hızlı Uyarlanabilirlik: Çevik bir yaklaşım, projelerin hızla değişen koşullara uyum sağlamasını sağlar.

Değişen müşteri taleplerine veya projenin gelişen ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme yeteneği, iş programlarının sıkı takip edilmesine olanak tanır.

2. Verimlilik ve İsraf Azaltma: Çeviklik, iş programlarını ve kaynakları daha etkili bir şekilde kullanmaya odaklanır.

Bu, maliyetlerin azalmasına ve iş programlarının daha sıkı bir şekilde kontrol edilmesine yardımcı olur.

3. İşbirliği ve İletişim: Çevik ekipler, işbirliği ve etkili iletişimi teşvik eder.

Proje ekibi üyeleri arasındaki açık iletişim, sorunların hızla çözülmesine ve projelerin daha düzgün bir şekilde ilerlemesine, bilgi ve tecrübe paylaşımına yardımcı olur.

4. Nitelikli İş Gücü Geliştirme: Çeviklik, çalışanların yeteneklerini ve yaratıcılığını daha iyi kullanmalarına olanak tanır.

Ekip üyeleri, işlerini daha iyi yapma yeteneği kazanır ve yeni beceriler kazanırlar.

Sonuç olarak; Çeviklik, inşaat sektörünün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir araçtır. Maliyet ve iş programlarındaki sapmaların azaltılması, yanlış planlamaların düzeltilmesi ve işgücü eksikliği sorununun üstesinden gelinmesi, inşaat projelerini daha verimli ve güvenilir hale getirir.

Çevik bir yaklaşım benimsemek, inşaat sektörünün başarısı için önemlidir.

Yazan: K.Tolga Erpınar

Sözde Değil Özde Çeviklik

Dünya büyük bir hızla değişiyor. Değişime ayak uydurmak gerekiyor, yoksa akışta kalma şansınız ve rekabet etme şansınız yok. VUCA kurallarına göre hem kendimizi hem de işimizi güncel tutmamız gerekiyor.

VUCA dünyasında tehditleri fırsata çevirmek içinde yeni imkanlar sunuyor. Gelişen Yapay Zeka (AI) ve Robotik Süreç Otomasyonları (RPA) sayesinde çalışanlar angarya işlerden kurtuluyor ve artakalan zamanda katma değeri yüksek işlere odaklanma fırsatı buluyor. Sonuç olarak müşteri memnuniyeti artıyor, maliyetler düşüyor iş yaşam dengesi düzene giriyor.

Müşteri memnuniyeti için Tasarım Odaklı Düşünce sistemine gerçek sorunun kök sebebine rahatça inilebiliyor doğru çözümler getirebiliyoruz.

Bunun için çalıştığımız ortamın psikolojik güvenlik ortamının sağlanmış olması gerekiyor. Çalışanların özgürce eleştirilmekten korkmadan kendilerini rahatça ifade etmeleri gerekiyor ki tasarım odaklı düşünce ile yeni yaratıcı fikirlerini özgürce ortaya koyabilsinler.

Sonuç olarak, VUCA dünyasında başarılı olmak istiyorsak, öncelikle çevik zihniyet değişimini gerçekleştirmemiz gerekiyor.

Sözde değil özde çevik olmamız gerekiyor.

Yazar : Kadir Tolga Erpınar

Öğrenilmiş Çağresizlik

Öğrenilmiş Çaresizlik potansiyelimize ulaşmak için önümüzdeki en büyük engeldir.

Beş maymun demeyi öğrenilmiş çaresizliğe karşı en güzel deneylerden biridir.

“Beş maymunu bir kafese koymuşlar ve muzlara erişmeye çalıştıklarında maymunların hepsini cezalandırmışlar. Sonra 5 maymunu teker teker değiştirmişler. Görmüşlerki tüm maymunlar değiştiğinde cezalandırılma kaldırılsa bile diğer maymunlar yeni gelen maymunun muzlara erişimini engellemişler hemde sebebini bilmeden.”

Bilim adamları bunun gibi öğrenilmiş çaresizlik üzerine bir çok deney yapmışlar ve öğrenilmiş çaresizliğe karşı ancak pozitif bakış açısının başarılı olacağını görmüşler.

Sürekli kendini geliştirerek pozitif ve proaktif olmak, çözüm odaklı olmak öğrenilmiş çaresizliğin en kuvvetli çözümleri.

Sürekli aynı iş ortamında olmakta konfor alanı yaratmakta, öğrenilmiş çaresizlik ve mesleki körlük getirmektedir.

Sosyalleşerek teknolojik gelişimleri takip etmek ve teknolojiye ayak uydurmakta bizleri güçlendirecek, kendimizi çaresiz hissetmeden sorunlara farklı bakış açıları ile çözüm getirmemizi sağlıyacaktır.

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

DOĞA & İNSAN

Doğaya ve İnsana değer veren projeler başarılı olur.

Özünde doğa ve insan olmayan sistemler ise eninde sonunda başarısız olur, çünkü doğallıktan çıkıp sahteleşmeye başlarlar ve biz insanlara yabancı gelir.

Sadece rakamlarla projeleri yönetemezsiniz. Projeler sadece rakamlardan ibaret değildir.

Projeler, doğanın ve insanların rollerinin ve etkisinin yüksek olduğu sistemlerdir…

Çevik İnşaat Projesi Özelikleri

Başarılı olarak yönetilen bir proje, müşterinin istediği zamanda teslim edilen, taahhüt edilen fonksiyonları yerine getiren ve planlanan bütçe dahilinde gerçekleşen projedir.

Projeler Kısıtlı zaman, maliyet ve teknik durumları dikkate alarak, projenin en etkin bir biçimde gerçekleşebilmesi için insan, araç-gereç, materyal gibi kaynakların planlanması, yönetilmesi ve kontrol edilmesi gerekmektedir.

Şantiyelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız zorluklarla karşılaşırız.

Fakat sahada karşılaşılan bu beklenmedik birçok farklı problemler projelerin tamamlanma zamanını etkiler.

İnşaat Projeleri genelde uzun dönemli projeleridir ve çok detaylı planlamalar yapılmasına rağmen varsayımlar içermektedir. Daha önceden planlanan tarihler yaklaştıkça hiç beklenilmedik durumlar ortaya çıkabilir.

Bu tip beklenmedik durumlara hazır olmak için başta yapılan detaylı düşey planları döngüsel şekilde takip etmek, söz verilen proje teslimatlarını daha yönetilebilir parçalara ayırmak ve kısa sürelerde takip etmek gerekmektedir.

SCRUM ve Kanban gibi çevik proje yönetim modelleri kullanıldığımda beklenmedik olaylara karşı tepki süreniz kısalır.

Ayrıca Scrum ve Kanban gibi metotlar kapsamın çok detaylandırması ve kapsamın kısa periyotlarında gözden geçirilerek taahhütlere zamanında bitmesine destek olur.

Çevik yapıdaki şantiyelerde iletişim çok yoğun olduğu için karşılaşılan zorlukların çözümü için kararlar takım olarak alınır ve sorunun hızlıca çözümüne takım olarak odaklanılır.

Fakat Şantiyeniz Bürokrasinin güçlü olduğu hiyerarşik bir yapıya sahipse, piramit şeklindeki organizasyon yapısı ile yönetiliyor ise yeni karşılaşılan zorluk karşısında ekibimiz hızlı hararet edemez, en basit kararlar bile en üste kadar çıkar ve tek bir kişinin son kararına göre hareket edilir.

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

SCRUM JENERASYONLARI BİRLEŞTİRİYOR

Aynı ağaçların kökleri aracılığıyla diğer ağaçlarla suyu besini ve bilgiyi paylaştığı gibi SCRUM da jenerasyonlar arası işbirlikleri yaratarak oluşturduğu sinerji ile üretkenliği ve ekip motivasyonunu artırarak karmaşık problemlere çözüm getiriyor.

Scrum ekipleri, ağaçlar gibi işbirliği yaparak birbirlerini destekliyorlar ve takımlar başarıya ulaşıyorlar.

Günümüzde bilgi paylaşımı o kadar çok hızlandı ki artık eskisi gibi bireysel olarak tek başına başarılı olmak mümkün değil.

Bir bakıyorsunuz ürettiğiniz ürünün modası geçmiş ya da bir yeni versiyonu çıkmış.

Sürekli bir farkındalık ve evrimleşme içindeyiz. Hepimiz büyük bir hızla değişimin içinde.

Hal böyle olunca nesiller arası jenerasyonlarda çoğalıyor ve jenerasyon çatışmaları başlıyor.

Günümüzde aynı proje üzerinde B, X, Y ve Z kuşakları birlikte bir ahenk içinde çalışması gerekiyor.

Başarı için jenerasyonların birbirlerinden öğrenmesi ve birbirlerini destekleyerek sinerji oluşturması gerekiyor.

Bunu başarmanın yolu da SCRUM da tanımlanıyor. Nasıl mı?

Bir iş ortamı hayal edin, farklı jenerasyonlar birbirlerine saygı duyuyorlar. Saygı çalışanlar arasında birbirine güveni doğruyor.

Ekipler arasında güven oluşunca, birimler arası silolaşmalar kalkıyor ve işler hızlanıyor.

Bu pozitif atmosfer, çalışanları cesaretlendiriyor , ekibin motivasyonunu artırıyor.

Ancak bu noktadan sonra psikolojik güven ortamı oluşuyor ve jenerasyonlar arası bilgi birikimi akışa geçiyor.

Takımlar bu şekilde bir ortamda çalışmanın verdiği güç ile taahhütlerde bulunup verdikleri sözleri canla başla bitirmeye çalışırlar.

Güven duygusu çalışanlar arasında şeffaflığı sağlar. Kimse ekipte düşüncesini kendisine saklamaz, düşünceler fikirler paylaşıldıkça artar.

Ekip verdiği sözü yetiştireme durumunun ilk sinyalinde bir araya gelir. Tüm ekip üyeleri ahenk içinde arıların bal yapması gibi yapılacak işe odaklanarak birlikte çalışarak söz verilen taahhüdü gerçekleştirirler.

Böylelikle jenerasyonlar arası işbirliği ile muhteşem eserler ortaya çıkıarırlar.

Sonuç olarak Scrum’ın beş değeri sayesinde tecrübeli jenerasyon uzun yılların birikimini genç nesillere aktarırken genç nesil de enerjisi ve çevikliği ile takım başarısının yakalanmasını sağlar.

Scrum Kılavuzu’ unda belirtildiği üzere:

“Scrum Team, hedeflerine ulaşmayı ve birbirini desteklemeyi taahhüt eder.

Scrum Team’in birincil odak noktası, hedeflerine doğru mümkün olan en iyi ilerlemeyi sağlamak için o Sprint’te aldıkları işlerdir.

Scrum Team ve paydaşları yapılacak işler ve bu işleri yaparken karşılaşılan zorluklar hakkında açıktır.

Scrum Team’in her bir üyesi diğer üyelere yetkin ve bağımsız insanlar olarak saygı duyar ve çalıştıkları insanlar tarafından da bu şekilde saygı görür.

Scrum Team’in üyeleri, doğru olanı yapma, zor problemler üzerinde çalışma cesaretine sahiptir.

Bu değerler Scrum Team’e çalışmaları, eylemleri ve davranışları ile ilgili yön verir. Alınan kararlar, atılandımlar ve Scrum’ın kullanılma biçimi bu değerleri azaltmamalı veya zayıflatmamalı, güçlendirmelidir.

Scrum Team üyeleri, Scrum etkinlikleri ve eserleri ile çalışırken bu değerleri öğrenir vekeşfeder.

Bu değerler Scrum Takımı ve birlikte çalıştıkları kişiler tarafından içselleştirildiğinde, Scrum’ın deneyselliğinin taşıyıcı kolonları olan şeffaflık, gözlem ve adaptasyon canlanarak herkes için güven oluşturur”

Ve Scrum jenerasyonları birleştirerek mucizeler yaratmaya devam eder…

Yazar: Kadir Tolga Erpınar

Şantiye Yönetimi

Bir elimde telefon , diğer elimde bilgisayar, yağmur gibi gelen sorulara cevap vermeye çalışıyorum. Ben olmazsam şantiyede hiçbir şey yetişmez.

Tüm şantiyede ne olursa haberim olur. Kimse bana sormadan bir şey yapamaz. Şantiyede kuş uçsa haberim olur.

Hal böyle olunca işlerin yetişmesi için canımız çıkar, ailemize vakit ayıramayız, çocuklarımızın büyüdüğünü bile göremeyiz, şantiyeden eve gece yarısı gelip sabahın köründe evden çıkarız.

Bir bakmışız hayat bu koşuşturma içinde geçmiş gitmiş.

Projelerimizi, şantiyelerimizi artık bu şekilde yönetmek zorunda değiliz. Hayatımızı koşturmaca içinde geçirerek şantiyeyi yönettiğimizi düşünürken şantiyenin bizi yönetmesine müsade etmemeliyiz.

Şantiye yönetme biçimimizi değiştirmezsek biz bu amansız koşuşturmayı yaşarız çünkü;

Kağıt üzerinde harika görünen agrasif iş programlarımız gerçeğe uymaz.

İş programlarımızıda herşey tıkır tıkır işleyecek gibi en iyi senaryoya göre yaparız.

Fakat İşler sahada herzaman planlandığı gibi gitmez.

Şantiyelerde her gün yeni olaylarla daha önce hiç karşılaşmadığımız zorluklarla karşılaşırız.

Bunu çözmenin yoluda:

Planlamaları işleri yapacak ekiplerin verdiği sözlere göre yapmaktan geçer.

Planları günlük olarak takip edip sorunlar büyümeden işlerin önündeki engelleri kaldırmaktan geçer.

Şantiye organizasyonumuz yeni karşılaşan durumlara adapte olup doğru ve hızlı çözümler üretebilmesinden geçer.

Şantiyemiz İnsanan odaklı, birbirine güven ve iş birliğine önem veren, değişimi merkezine alan, anlamsız prosedürler yerine, değer üretmenin peşinde olan çevik bir organizasyon yapısına sahip olmasından geçer.

Birlikte çalıştığımız tecrübeli ekiplere güvenmek ve otonom takımlar yaratmaktan geçer.

Tecrübeli ekiplerimizin otonom olmasından , sahada insiyatifler almasından geçer.

Durum böyle olunca bizim görevimizde sadece işlerin önündeki engellere çözüm bulup ekiplerin önünü açmak olur.

Hayatımız ise kaos ve koşuşturma yerine huzur içinde çalışılan herkesin çalışmak istediği türden insana saygılı güzel dostlukların kurulduğu Projelerde geçer.

Tercih sizin….