Sistem Düşüncesi: Problemin Değil, Sistemin Peşine Düşmek

Bir problemle karşılaştığımızda genellikle hemen çözmeye çalışıyoruz.

Peki ya gördüğümüz problem, aslında sistemin ürettiği bir sonuçsa?

Sistem düşüncesi tam da burada bakış açımızı değiştiriyor. Tek tek olaylara ya da kişilere değil; ilişkilere, tekrar eden örüntülere ve geri bildirim döngülerine bakmamızı sağlıyor.

LEGO® SERIOUS PLAY® ile çalışırken sistem düşüncesinin en sevdiğim tarafı da bu: Görünmeyeni görünür hale getirmek.

Katılımcılar sistemi inşa ediyor, parçalar arasındaki bağlantıları kuruyor ve bir süre sonra masada sadece LEGO modelleri değil, yaşayan bir sistem oluşuyor.

O zaman sorular da değişiyor:

“Problem kimde?” yerine “Bu sonucu sistem nasıl üretiyor?”

“Neyi düzeltmeliyiz?” yerine “Nereye dokunursak sistemde anlamlı bir değişim yaratabiliriz?”

Bence sistem düşüncesinin özü de burada.

Büyük resmi görmek yetmez. Parçaların birbirini nasıl etkilediğini de görmek gerekir.

Bazen çözüm aramadan önce yapılabilecek en iyi şey, sistemi gerçekten görmektir.

Yorum bırakın